Onursal Başkanımızın Mesajı

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana ülkemizin ortalama yıllık büyüme hızı yüzde beş olarak gerçekleşmiş bulunmaktadır. 2014 yılında maalesef bunun altında, yüzde 3 civarında bir büyüme ile kapatacağımız anlaşılmaktadır. Önceki yıllarda da büyüme hızımız, 2012'de %2,2 ; 2013'de %4,1 olarak gerçekleşti. Yıllık enflasyonun %9,2 , işsizliğin %10,1 , cari açığın %5,6 olarak gerçekleşmesi beklenirken bütçe açığı ile kamunun borç yükü Maastricht kriterlerinin kabul ettiği oranların altında gerçekleşmektedir.

Ekonomik verilerimizin istenen seviyede gerçekleşememesi büyümenin ithalata bağımlı yapısından, iç tasarruf oranının çok düşük olması nedeniyle oluşan cari açıktan ve bütçe gelirlerinin konjonktürel etkilere açık olmasından kaynaklanmaktadır. Türkiye, 2000’li yıllara kadar bütçe açığını, sonrasında da cari açığı itici güç olarak kullanmış ve bu itici güçle büyümüştür. Yani açık vermeden büyüyemeyen bir ekonomi halindedir. Açık vermeden büyüyebilmek için bir taraftan iç tasarrufları artırmamız, diğer yandan ise üretimin ithalata dayalı yapısını yerli girdilere çevirmemiz şarttır. Hükümetin lüks ithal mallarına ek vergi getirerek yerli imalatı korumaya yönelik son yaklaşımı bunun ilk adımı olabilir, ancak, bu yaklaşımın lüks mallar dışındaki yerli üretimi de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekir. Yerli üretimin desteklenmesi ve ithalata karşı korunması yeni yatırımların önünü açacağı gibi işsizliğin azalması ve büyümenin artarak ve istikrara kavuşmasını da sağlayacaktır. Bütçe gelirlerimiz KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilere dayalı olmaktan çıkarılmalıdır. Zira, bu sistemde ithalatın artması cari açığı artırırken, bu vergi gelirlerini artırmakta ve bütçe açığını kapatmaktadır. Oysa ki, hem cari açığın kapanması, hem de bütçe açığının düşmesi ancak dolaylı vergilerle, kurumlar  ve gelir vergisi gibi dolaysız vergilerin dengeli bir ağırlıkta olmasıyla sağlanabilir.

Hedefimizin iç tasarrufu artırmak, gereksiz tüketimlerimizi kısmak, ithal girdileri azaltacak yerli üretimi desteklemek olmalıdır. Bu hedefler ülkemiz için olduğu gibi işletmelerimiz için de geçerlidir. Her konuda tasarrufa önem vermeliyiz, gereksiz tüketimden kaçınmalıyız, malzeme kullanımlarımızda mümkün olduğunca ithal mallar yerine yerli üretimleri tercih etmeliyiz, araçlarımızı hız sınırları içinde kullanarak yakıttan tasarruf etmeliyiz, az ve öz konuşmalıyız. Boş yere yanan lambaları kapatarak tasarrufa başlayabiliriz.

İşletmemizin yüzbeşinci yılını kutlayacağımız 2015'de sağlık, mutluluk ve huzur diliyorum...

ERDOĞAN ATAY